| ÜZEYİR
LOKMAN ÇAYCI
Üzeyir Lokman ÇAYCI , 22.08.1949 yılında Türkiye'nin güzel ilçelerinden
Bor'da doğmuştur. İlk , orta ve lise tahsilini aynı ilçede tamamlamış;
daha sonra üniversite sınavlarını takiben kazandığı diğer bir
imtihanla İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Uygulamalı Endüstri
Sanatları Yüksek Okulu'na girmiştir. Buradan 1975 yılında "iç
mimar - endüstri dizayneri" olarak mezun olmuştur. 14 yaşından
beri yazdığı şiir, hikâye gibi çalışmaları yanında, desen ve
resimleriyle dikkatleri çekmiş; çalışmaları bir çok yayın organında
yayınlanmıştır. 1975 yılında "Akşamların Durağı" adlı
şiir kitabı; 1989 yılında ise biyografi kitabı yayınlanmıştır.
Ünlü Türk şairi Ümit Yaşar OĞUZCAN'dan gördüğü destek onu önemli
platformlara taşımış; Ünlü Türk gazeteleri "Kelebek, Hürriyet
ve Günaydın" gibi bir çok gazetede şiirleri yayınlanmıştır.
Şiirleri Belçika'da bulunan,şair, sanat sever, değerli insan Yakup
YURT tarafından Fransızca'ya çevrilmiştir. Şu an Kanada'ya kadar
bir çok ülkede şiirleri, desenleri ve resimleri yayınlanmaktadır.
Kendisine gösterilen ilgi bir çok ülkede genişleyerek yayılmaktadır.
1999 yılında Hollanda NPS Radyosu'ndan "özendirme ödülü",
Fransa Les Amis de Thalie kuruluşundan desen ve resim dallarında
ikincilik ve üçüncülük olmak üzere "Palmares" ödülleri
almaya hak kazanmıştır. Gene aynı yılda aynı kuruluştan şiir yarışmasında
derece almıştır. 2000 yılında Japonya Bosco Tatsuya Hirata Desen
Birincilik Ödülü, gene aynı yılda France Poesie tarafından Kasım
ayı şairi seçilmiştir.Üzeyir Lokman ÇAYCI halen Fransa'da AFPA' DA
(Yetişkinler Eğitim Merkezi'nde) çalışmaktadır.
BANA YETTİ
ACILARIM
Sırt ağrıları gibi
Yamandı
Aralık soğukları
Düşlerime…
Paris süzüldü
Şiirlerimden
Demli çay gibi…
Gecenin karanlığında
Döktüm duygularımı…
Denizanası
Yarısını aldı
Ağrılarımın…
Londra’da
Kabardı tablolar,
Frakfurt’ta
Dil yarası sardı
Kuşlarımı…
Susuzluğuna
Uyandım
Beklentilerimin…
Bana yetti acılarım.
HEP KÖŞELİ DOĞDU
GÜNEŞ
Henüz aydınlanmadı ortalık
Beraberliğine dostluğun...
Hep köşeli doğdu güneş
Kusurların üstüne.
Yazılar değiştirmedi
Katılığını
Duygusuzluğun...
Kışkırtmalar ödül aldı,
Boğa güreşi gibi
Seyredildi olaylar...
Barış türküleri
Duyulmadı
Bir karış ötede.
Derindi,
İnilemeyecek kadar
Sancılar...
Basıldı benzerleriyle çağ
Simsiyah sayfalara
Kan sızdıran hücrelere...
Masum yöntemler gibi,
Sokuşturuldu bozgunculuklar
Fakirlerin üstüne...
İriydi ayakları
Aptallıkların...
Çekilecekti acılar
Açlığına insanların.
Anlaşılmamak içindi,
Boyalar,
Demeçler
Ve biçimler...
Pankartlara,
Çığlıklara sığmayan
Acılara rağmen...
GÜNDÜZ GECEDEN BAŞLAR
Timsahların oynaştığı yerlerde
Tavus kuşları da yaşar...
Gelincikler serpilir
Yollara...
Güneş düşlerimizde
Doğar...
Durmaz
Yıldızların
Şiirsel yansımaları...
Yığınlaşan sevinçler
İçimize sığar…
Seviyesinde ilişkilerin
Sıcaklığı yayılır…
Kırgınlıklar
Ve iç kapanıklıklar
Yer bulmaz
Yaşantımızda…
Ülkeleri aşar
Elmas gibi işlenen
Dostluklar...
Soluk alır güzellikler
Değer kazanır çağ...
Anlaşılmazlığı konuşulmaz
Varsayımların...
Düğümlenmez
Hukuk içinde hukuk
Aşılır ayrıntısı farklılıkların...
Koşarız
Düşüncelerimizle
Kuşkuları aşarak...
Biliriz...
Zevklidir
Böylesine yaşamak...
ÇÖPÇÜ KARDEŞ
Çöpçü kardeş,
Sokaklara düşen
Umutları süpürme...
Bilirsin,
Gözyaşlarıyla kirlenmez
Caddeler...
Çoğu zaman
Acılar
İçlerinde kalır
İnsanların...
Onların
Evlerinden çıkmayan
Duygularını
Sen bilemezsin...
Yıllardır
Boşalttığın
Çöp kutuları
Şahittir duygularına...
Seni üzmesin
Sadece midelerini
Düşünenler...
Çöpçü kardeş,
Sakın yanlış anlama
Sözlerimi...
Amacım,
Seni küçük görmek değil...
Hiç farkım yok
Benim de senden...
Çöpçü kardeş,
Sokaklara düşen
Umutları süpürme...
Bilirsin,
Gözyaşlarıyla kirlenmez
Caddeler...
RESİMLE DOSTLUK
Bir arkadaş
Bir dost,
Bir komşu resmi yap,
Baş köşeye oturt onları…
Zarar, kâr hesabı yapma
Çıkar, ihtiras, ihanet gibi
Kelimeleri
Aklının ucundan bile geçirme...
Boya, süsle,
Evinin en güzel yerine as...
Bunlar varken
Korkusuz
Endişesiz uyu...
Cıvıl cıvıl renklerle
Samimi çizgilerle
Dostluğun,
Göreceksin ki
Seni hüsrana uğratmayacak...
Paris –
03.03.1999
GÜL ÇIKMAZI SOKAĞI
Kıskıvrak acılar saracak düşlerini
Dinle artık denizi
Gördüklerince.
Güneşin doldurduğu mavilikler var ya
Acılar orada uyurken
El ele
Günah taşıyacak geceler...
Göğü içecek gözlerin
Dayanamayacaksın
Gül Çıkmazı Sokağı’nda
Bir kayboluşun uğultusuna.
Şiirler suskun olacak orada
Şarkılar ağlatacak seni
Kadehler kırılacak ellerinde
Düşünemeyeceksin
Ve sonra... bil ki
Bir daha Gül Çıkmazı Sokağı’nda
Göremeyeceksin beni...
GÜNAYDIN DEMEK
GEÇMEZ AKILLARINDAN
Dostluğun
Temel kuralları
Erirse eğer,
İhtiraslar baskın gelir
Göremezsiniz insanlığı...
Irkçılık şablon olur
İlişkilere.
Pörsür beraberlikler...
Günaydın demek
Geçmez akıllarından...
Kapılar kapanır
Şeffaflık kaybolur
Pusulalarında...
Görülür
Bütün profillerinden
Kabalıklar...
Çıkarcılık
Ön plana çıkar...
Uzaklarda kalır
Dostluklarının...
Ve arkadaşlık türküleri...
Günaydın demek
Geçmez akıllarından...
Magnanville –
18.05.2000
AĞZINA KADAR DOLU BİR DÜNYA
Yükü sırtında geçmişin
Büklüm büklüm
Yollarını aşarak
Ben nereden nereye gelmişim?...
Karla örtülü bekleyişler
Dantel gibi işlenirken
Şiir bağında
Nedense ben
Acılara gülmüşüm!...
Merak ettiğim şeyler
Döndükçe etrafımda
Zamanında ben
Aşk tarlalarına
Şiir ekmişim...
Akreplere,
Yılanlara rağmen
Susamışım çok kere
İnsanca yaşamaya...
Bizim için örülen
Duvarları aşmaya...
Çok etkiledi beni
Düzenbazlıklar...
Her defasında
Düşünce körlüğünü
Renk körlüğünden
Daha çekilmez görmüşüm...
Yükü sırtında geçmişin
Büklüm büklüm
Yollarını aşarak
Ben nereden nereye gelmişim?...
Istanbul – 05.04.2000
HÜCRE
Bir sonu izlerken
Acı anılar düğümlenecek gözlerine
Umutlar takılı kalacak bir bir
Erişemiyecek ellerin
Ellerime…
Bitimsiz acılara boyun eğeceksin
Özgür gecelerin demirlenecek
Ayrılık ağları örülecek düşlerinde.
En çirkin karanlıklarda
Tükenecek umutlarının en pakçası.
O karanlıklar
Kilometrelerce uzakta Bir düşündüğü vardı çiçeklerin hücrede
Dikiş atacak düşüncelerine
Ve... erişemeyecek gözlerin
Gözlerime.
Üzeyir Lokman Çaycı
uzeyir.cayci@wanadoo.fr
|